‘Türkiye’m çok üzgünüm’

Sözün bittiği yerdeyiz.
Bu kadar acımasızlık bu kadar düşüncesizlik olabilirmi.
Canlıların yaşadığı bir Dünyanın hangi noktasında yaşarsak yaşayalım hepimiz aynı nefesten geçiyoruz ve hepimizin temiz oksijene, nefese ihtiyacımız var. Ağaçlar, ormanlar olmadan nefes alamayız ölürüz…
İçim yanıyor içim. Cigerlerimiz yanıyor…

Manavgat yanıyor.
Bodrum yanıyor.
Alanya yanıyor.
Kayseri yanıyor.
İzmir yanıyor.
Adana yanıyor.
Osmaniye yanıyor.
Marmaris yanıyor.
Mersin yanıyor.
Kozan yanıyor
Muğla yanıyor.
Didim yanıyor.
Kütahya yanıyor.
Kocaeli yanıyor.
Yaşamını yitirenler yaralanlar.
Köyler mahalleler araçlar hayvanlar bitkiler ağaçlar, kuşlar böcekler, asırlık zeytinler, çam ağaçları. İnsanların evleri birikimleri, hatıraları umutları.
Toplam elli sekiz yerde ateş çemberi, alev alev…
Bu nedir. Allahım neler oluyor.
Bu normal değil ülke kundaklanıyor.
Allahım sen koru. Böyle bir kabus olabilirmi.
yanan yalnızca ağaç değil, ciğerlerimiz. Umudumuz, temennimiz yangının bir an önce kontrol altına alınıp, normale dönüp milyonlarca fidan dikilmesidir. Fidan dedimde İki yıl önce Akdeniz köyü ve Kalkanlı ormanı yandığı günden itibaren bir kaç fidan dışında halen fidan dikilmesini bekliyorum.
Buradan ülkelere seslenişimdir dairelerde boş boş memurlar oturmaktansa önce ormanlarımızı koruyancak olan duyarlı doğa sevgisi ile yüklü insanlar yetiştirin. Çevresini Ağacını hayvanını seven korumasını bilen insanlar yetiştirin. Doğaya saygılı insanlar.
Doğa ülkelerin ortak nefesidir.
İnsanlık adına uyanın, iklim değişikliğini göz ardı etmeyin her insanın görevidir bu uğurda savaş vermesi. İki yıldır insanlar sağlıkla uğraşırken bu afetler neden.?
Bu kin, nefret, düşmanlık neden.
Bu Dünya hepimizin. Farklı gezegenlerde milyarlarca dolar. harcamalar yapacağınıza, Dünyamızı iyileştirmek için harcayın bu Dünya hepimizin…

‘Bozulduğu zaman insandan daha korkunç bir yaratık yoktur’

Tolstoy…

Sizi Seviyorum

Paylaşın:

Leave a Reply

NCB Medya 2020